
Bilirkişi Raporu
Bilirkişi raporu teknoloji ve bilimin hızlı ilerledi ve geliştiği günümüzde özelikle uyuşmazlık konularında gerek hukuk alanında gerekse ceza alanında yargılama esnasında önemli bir unsur olmaya başlamıştır. Bilişim çağında gelişen teknolojiye paralel olarak yeni yeni cihazlar, teknik aletler ve bunlar yardımıyla oluşturulan günlük kullanım materyalleri de aynı oranda ve aynı hızda gelişim göstermiştir.
Örneğin eskiden bir pasaport üzerinde yapışık vaziyette bulunan fotoğraf için sadece damga ve imza ile güvenlik alınırken günümüzde ise lazer yöntemlerle fotoğraf güvenlik altına alınmaktadır. Doğal olarak sahtecilik incelemesi açısından basit birkaç cihazla kontrol sağlanırken son teknolojik gelişmelere paralel sahtecilik incelemesi de oldukça zor bir işlem halini almıştır. Bu zor işlemler neticesinde adli yargılamalarda bilirkişi raporu yargılamaya yön verecek bir rol üstlenmiştir.

Mahkemelerin önüne gelen adli belge inceleme alanının konularına giren imza incelemesi, el yazısı incelemesi veya tahrifat incelemesi gibi uyuşmazlıkların çözümünde hukuk alanı dışında kalan farklı alanlara ilişkin bilgiye duyulan ihtiyaç da bilirkişi raporu ile giderilebilmektedir. Yargılamayı yapan hakim teknik konularda kanuni zorunluluk olarak bilirkişi raporu almak zorundadır. Bilirkişiler de sadece teknik konularda mahkemeye bilgi verebilirler. Hiçbir şekilde hukuki konularda görüş bildiremezler.
Bilirkişi Raporunun Hukuki Durumu Nedir?
Bilirkişinin hukuki tanımı şu şekildedir; “davada özel veya teknik bilgi gerektiren, hâkim tarafından çözümü bilinmeyen konularda oy ve görüşüne başvurulan üçüncü kişi olarak tanımlanabilir” bu durumu itibarıyla da hakimin yargılamada hukuka ve kanuna uygun karar verebilmesi maksadıyla bilirkişi raporu yazan bilirkişi o davada hakimin yardımcısıdır diyebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre ispat ve deliller kısmında yer almasına göre bilirkişi raporu delil niteliğindedir. Ancak şunu da ilave etmemiz gerekir ki hakim bilirkişi raporuyla doğrudan bağlı da değildir.
Bilirkişi Raporunu Hazırlama Süresi
Bilirkişi raporu hazırlama süresi tamamen görevlendirme yapan mahkemenin takdirindedir. Bu süre bilirkişi görevlendirme tutanağında açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu süreyi belirlerken mahkeme işin niteliği yoğunluğu kapsamına göre takdir etmektedir. Bilirkişi ise bu süre zarfında mahkemeye bilirkişi raporunu teslim etmekle mükelleftir. Bunun yanında Global Kriminal aracılığı ile de özel mütalaa raporu alabilirsiniz.
Bilirkişi Raporuna İtiraz
Bilirkişi raporunaitiraz ilgili mahkemeye yapılmaktadır. Bilirkişi raporu mahkemeye verilince raporun örnekleri davalı ve davacı taraflarına tebliğ edilir. Bu tebliğ tarihinden itibaren Bilirkişi raporuna itiraz süreci başlar. Ayrıca, Bilirkişi raporuna itiraz sadece davanın tarafları tarafından edebilir. İtiraz yazılı olabileceği gibi duruşmada sözlü de yapılabilmektedir. Söz konu hüküm şu şekildedir; “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” Bilirkişi raporuna itiraz da elinizin kuvvetli olması için www.kriminaluzmanları.com adresinden bizlere ulaşıp danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.
